SIK SORULAN SORULAR

Tıbbın önemli teknolojik buluşlarından olan lazer son 30-40 yıldır gelişerek bir çok alanda (göz ameliyatlarından diş dolgusuna kadar) güvenle kullanılmaktadır. Bu kullanım alanlarından bir yenisi de lazer epilasyondur. Doğru vakada doğru doz seçilerek güvenli kullanım sağlanır. Lazerin epilasyon amaçlı kullanımında kanserojen etki yoktur, kimyasal bir madde veya radyasyon etkisi olmaz. Merkezimizde kullanılan FDA (Amerikan gıda ve ilaç dairesi) onaylı cihazlar ABD ‘den İngiltere’ye, Avustralya’ya kadar birçok gelişmiş ülkede kullanılmaktadır.
Lazerin ürettiği enerji belirli bir dalga boyunda ışıktan oluşmaktadır. Cilde zarar vermeden geçerek kıl köküne ulaşan bu ışık, vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Örneğin röntgen ışınları vücutta radyasyon artığı bırakmaktadır ve belirli bir zaman içerisinde çok alınırsa risk doğurabilir. Ancak lazer ışığının vücutta bıraktığı herhangi bir artık yoktur ve dolayısıyla güvenlidir; herhangi bir kanserojen etkisi yoktur. Lazer epilasyon uygulamasının güvenilirliği ve etkisi, Amerikan gıda ve ilaç dairesi FDA (Food and Drug Association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır.
 

 Lazer ne demektir?
"Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation" ın baş harflerinden oluşan İngilizce LASER kelimesinin Türkçe kullanımı “lazer”dir. Lazerler bir yönde ilerleyen ve enerji içeren yoğun bir ışık üretir. Lazer ışığı renkli olduğu gibi renksiz olup görülmeyebilir. Görünürlük dalga boyu ile ilgilidir. Dalga boyu ve gücü lazerlerin tıbbi kullanım alanlarını belirler. Günümüzde yaygın olarak farklı tipte ve dalga boyunda lazerler tıpta lazer epilasyon ve bir çok değişik amaçlarla kullanılmaktadır.
 

Lazer epilasyon ile kıl kökü yok edilirken amaç seçici ısıtma yaparak yani kıl köklerindeki hücrelerin yakılarak hasara uğratılmasıdır. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tekrar büyüyemeyecek şekilde tahrip eder. Milisaniyeler süresinde cilde uygulanan lazer ışığı, cilde zarar vermeden geçerek kıl kökündeki pigmentlere nüfuz eder. Tüm lazer epilasyon türleri kıl gelişiminin geciktirip kılların daha zayıf ve azalarak çıkmasını sağlarlar. Kalıcı lazer epilasyon için kıl kökünün papilla denilen kısmının yok edilmesi amaçlanır. Tedavi esnasında tüylerin büyüme aşamaları olan anajen, katojen veya telojen fazda olması tedavi açısından önemlidir. Uygulama anında kılların farklı evrelerde olması, lazer epilasyonda sonucun ortalama 4-6 seans sonrası alınmasına neden olur. Lazer ışının uygulama süresi ve dozu kişinin cilt rengi ve yapısına göre değişiklik gösterir.

Alexandrite Lazer cihazı, diğer lazer cihazlarına göre sayısız üstünlüklere sahiptir. Belli zamanlarda topikal uyuşturucu krem kullanıldığı halde, anestezi gerektirmez. Bazı kişilerde lazer epilasyon uygulandığı esnada hafif bir sızı  hissi uyanabilir ve bu hissin yoğunluğu  kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Lazer Epilasyon aşağıda belirtilen tüm bölgelerde uygulanabilir.
Alın
Alt Bacak
Alt Sırt
Ayak
Bacaklar
Baş
Bikini Çizgisi
Boyun bölgesi
Burun Delikleri
Elmacık Kemiği
Ense
Favori
Genital Bölge
Göğüs
Karın
Kaş Üstü
Kollar
Kulak
Meme
Meme Ucu
Popo
Saç Çizgisi
Sakal bölgesi
Sırt
Üst Bacak
Yanaklar
 

Lazer Epilasyonda kalıcı sonuç elde etmek için birden fazla uygulama yapılmalıdır.
Tedavi adedi,  uygulanan bölgeye,  kıl yoğunluğuna ve kıl siklüsüne göre farklılık göstermektedir. Kıl büyümesinin üç  fazı vardır. Anajen (aktif), Katajen (gerileme) ve Telojen (dinlenme). Lazer Epilasyon teknolojisi kılları anojen safhada  yok etmek üzere tasarlanmıştır. Yaş, etnik köken, kilo, hormonlar, diyet ve metobolizma gibi faktörler de kıl büyümesine ve kıl kalınlığına etki eder. Dolayısıyla hastadan hastaya ve tedavi edilen bölgeye göre farklılık göstermesine rağmen, 6-12 haftada bir olmak kaydıyla, genellikle 4 ile 8 seans  arası  istenmeyen tüyler yok edilir.
 

Lazer Epilasyon süresi uygulanan bölgeye ve kıl yoğunluğuna göre farklılıklar gösterir. Küçük bölgeler 15 dakika gibi çok az bir sürede biterken, daha büyük bölgeler bir saat veya biraz daha uzun bir sürede biter.

Lazer epilasyon uygulaması için en ideal aday açık cilt rengi üzerinde tüyleri koyu renk olanlardır. Son teknoloji ürünü Alexandrite tipi lazer epilasyon cihazları ile koyu cilt rengine sahip olanlar da dahil olmak üzere her cilt rengine uygulama yapılmaktadır. Bronzlaşmamak şartı ile her tüm mevsimlerde lazer epilasyon yapılabilir.

Lazer epilasyon sonrasında 5-10 dakika bazen yarım saat süren kızarıklık olabilir. Bu geçicidir. Soğutma sistemi olmayan lazer epilasyon cihazlarında ışığın cildin üst tabakasındaki melanin pigmentlerinden de emilmesinden dolayı ciltte yanık ve sonrasında leke iz kalma riski her zaman mevcuttur. Soğutma sistemli lazerde cildin ısınmasına fırsat verilmediğinden yanık riski azalır, çok nadiren hafif bir iz kalsa dahi zamanla tamamen geçer. Epiderm’de kullanılan alexandrite lazerin önemli bir üstünlüğü de kalıcı iz bırakmayan lazer tipi olmasıdır.

Tüyleri koyu renk olan herkese, 12 yaşında itibaren kadın ve erkeklere lazer epilasyon uygulanabilir. İstenmeyen ve bazen aşırı olabilen kıllanma için pek çok epilasyon yöntemi bulunmaktadır. Bunların içinde "Lazer Epilasyon" ağrısız kolay uygulanabilmesi ve etkili olması sebebiyle en çok tercih edilen yöntemdir.
Mükemmel sonuçlar beyaz tenli ve koyu renkte kıla sahip kişilerde alınmaktadır. Ancak cildin ve kılın rengine bağlı olarak gerekli doz ve süre ayarlamaları yapılarak aynı sonuçlar elde edilmektedir. Yine de renksiz kıla ve siyah tenli kişilere lazer epilasyon uygulanmamaktadır. Lazer epilasyon 12 yaşından itibaren koyu renkte kıla sahip herkese uygulanabilir.
 

Lazer epilasyon uygulamasının kalıcı bir yan etkisi yoktur. Uygulama esnasında kıl köklerinin, enerjiden etkilendiğini gösteren hafif kabartılar ve kızarıklıklar oluşabilir. Ancak uygulama bölgesinde oluşabilecek bu durum çok kısa bir süre içerisinde kaybolacaktır.Uygulama esnasında hafif bir yanma hissedilebilir. Ancak seans öncesinde uygulanan anestezi etkili kremler ile bu durum en aza indirgenebilir.
CYNOSURE Apogee 5500  lazer epilasyon sistemi ile gelişmiş ayar mekanizmaları sayesinde en etkili ve güvenli doz seçilebilir, havalı soğutma sistemi ile acısız, hızlı ve konforlu epilasyon sağlanır.  Mini Gentlase plus cihazımızda ise R 134 A gazı ile yapılan soğutma neticesi acı son derece azalır. Konforlu bir epilasyon işlemi sunulur.
 

İzler veya tıbbi tanımı ile skarlar; değişik sebeplerle, vücudun değişik bölgelerinde, değişik şekillerde, yaralanmalar veya akne benzeri rahatsızlıklar sonrasında oluşabilirler.

  Deri bütünlüğünü bozan her durum izle iyileşir. Cildimizin sadece en üst tabakası kendini yenileme kabiliyetine sahiptir. Bu tabakanın tamamını içine alan yaralanmalar mutlaka izle iyileşecektir. Bu bir yaralanmadan estetik müdahalelere kadar da geniş bir yelpazeyi içine almaktadır. Estetik cerrahi girişimlerin hepsinde de iz kalmaktadır ancak uygulanan özel teknikler sayesinde bu izler gizlenebilmektedir.

  Yüz bölgesinde meydana gelen yaralanmalardan sonra oluşmuş izlerin cerrahi tedavisinde izin yönü çok önem kazanmaktadır. Yüzde mevcut olan gençlerde gözle görünmeyen, yaşlılıkla kırışıklık olarak kendini gösteren bir takım çizgiler vardır. Bu izler eğer yüzdeki görünmeyen çizgilere paralel olarak oluşmuşsa çok az belirgin olarak kalırlar. Yok, eğer bu çizgilere dik yaralanma olmuşsa mutlaka belirgin bir iz olacaktır. Bu tip izlerin tedavisinde de amaç; bu izleri kırmak ve yüz çizgilerine paralel hale getirmektir.

  Kollar ve bacaklardaki izler için tedavi şekli biraz daha farklıdır. Çünkü kol ve bacaklarda ancak yeteri kadar cilt vardır bu yüzden de o bölgelerin yaralanmaları sonrasında belirgin iz kalma ihtimali de yüksektir. Cerrahi olarak yapılacak işlemler iyileştirme, izin kalınlığını azaltma amaçlı olacaktır.

  Cerrahi işlem veya lazerlerle tedavisi planlanan izlerde yapılan işlemin titizliğinin önemi kadar hastanın yara iyileşmesi özellikleri de ön plana çıkmaktadır. Normalde yara iyileşmesi yara dudaklarının birbirine tam teması sağlandığında durur ancak bazı insanlarda yara dudaklarının tam temasından sonra yara iyileşmesi durmaz ve iyileşme süreci devam eder ve deriden kabarık, kızarık ve hatta bazen kaşıntılı bir hal alır. Bu durumlar hipertrofik skar veya keloid olarak adlandırılmaktadır ve bu durumların tedavisi oldukça zordur.

  İzlerinden tamamen kurtulmayı istemek, yok olmalarını istemek biraz hayalciliktir. Hastanın beklentisi mevcut izlerinin daha iyi hale getirilmesi olmalıdır.
 

Fraksiyonel lazer bir Er-YAG lazerdir.
Er-YAG lazer cildin en üst tabakası tarafından emilir ve cildi soymada kullanılan çok nazik bir ışıktır. Fraksiyonel lazerler ise 1,3cm2‘lik bir alanda mikron çapında 169 adet lazer ışınını aynı anda atabilen cihazlardır. Çıkan Er-YAG ışını verilen güç sayesinde cildin hem üst hem de alt tabakasında bir delik açar. Oluşturulan bu çok küçük yaralar vücudun başka bölgelerinde oluşmuş yaralar gibi kasılarak iyileşir ve cildin en üst tabakasında herhangi bir pansumana gerek duyulmadan uygumla yapılan alanın;
● toparlamasını,
● sıkılaşmasını,
● çatlakların azaltılmasını,
● kırışıklıkların azaltılmasını,
● sivilce çukurlarının küçültülmesini
● cerrahi veya cerrahi olmayan izlerin azaltılmasını sağlar.
İşlem sırasında hafif bir yanma hissi verir sonrasında uygulama yapılan bölgede kızarıklık ve hassasiyet oluşur. Hassasiyet uyuşturucu kremlerle dindirilir ve 7–10 saat içinde tamamen geçer. Kızarıklık uygulamanın ardından başlar ve 24–48 saat içinde kaybolur. 48 saatin sonunda da çok hafif bir kabuklanma meydana gelir. Kabuklanma da 24–36 saat içinde kaybolacaktır. Kısaca özetlenecek olursa; işlemin yapıldığı gün ve ertesinde kızarıklığınız, 3 ve 4’üncü günlerde de hafif bir kabuklanma görülür. Normal hayatınıza 4’üncü günde dönebilirsiniz.
Bu dört günlük dönemde hastalarımızın yara iyileşmesini hızlandıran kremler kullanmasını öneriyoruz.
Probleme göre tedavi 3 veya 6 defa üçer hafta aralıklarla tekrarlanabilir.
Fraksiyonel lazer tedavilerimizi eylül sonu nisan başı arası tarihlerde planlıyoruz ve bu dönemlerde dahi hastalarımızın güneş koruyucularını kullanmalarını öneriyoruz.
Fraksiyonel lazer sistemlerinin Er-YAG lazer ile soyma işlemine göre üstünlükleri ise aşağıdadır;
● Erbium ile tedavi esnasında epidermal dokunun kaldırılması ve soyulması,
● Fraksiyonel ile epidermal dokuyu soymadan ciltte mikro kanallar açma işlemi,
● Soyma işleminde üç hafta, fraksiyonelde 3 gün downtime süresi,
● Fraksiyonel lazerin anestezi gerektirmeyen bir uygulama olması,
● Yaranın iyileşmesi esnasında dokunun yumuşatılması ve acının azaltılması,
● Operasyon sonrası bir yıl boyunca kollajen neogenezisinin(kollajenin yeniden yapılması) devam etmesidir.

Halk arasında ben olarak tanımlanan ve tıbbi adı nevüs olan yapılar aslında bölgesel pigmentasyon artışından kaynaklı yapılardır. Bunlar derinin değişik katmanlarında, değişik seviyelerinde olabilir. İyi huylu olabilecekleri gibi kötü huyluda olabilirler. Kötü huylu olanlar cilt kanseri olarak tanımlanır ve tedavileri cerrahidir. Yani sağlam sınırlarından çıkarılarak patolojik incelemeye gönderilmeleri gerekmektedir. Kanserin tipine göre de takip programları yapılır.

 
  Hepimizde en az bir veya birden fazla iyi huylu ben vardır ve bunların tedavileri cerrahi olarak veya lazerle yapılabilmektedir. Yüzeyel yerleşimli benler lazerle iz oluşturmadan alınabilirken, derin yerleşimli benler sadece cerrahi olarak alınabilmektedirler. Her cerrahi işlem sonrasında olduğu gibi benler alındıktan sonra da iz kalacaktır.
 

Yeni fraksiyonel lazer sistemi ile birçok cilt hasarının tedavisi ya da azaltılması mümkün hale gelmiştir. Aşağıda ismi geçen tüm problemler çeşitli etkenlerin neden olduğu cilt hasarı sonucu oluşur. Fraksiyonel lazer sistemi mikro atışlar yaparak ciltteki hasarlı alanları tahrip eder. Tahrip edilen bu alanlar gözle görülemeyecek kadar küçüktür ancak mikroskop ile gözlenebilir. Fraksiyonel lazer diğer lazer sistemlerinden farklı olarak tüm cildi tahrip etmez, aralarda sağlam deri alanları bırakır. Bu deri alanları yok edilenlerin yerini hızla kapatır. Yeni oluşan deri genç ve pürüzsüzdür. Fraksiyonel lazer bu sayede aşağıdaki tüm problemleri aynı mekanizma ile çözer. Bu tedavinin amacı ve yöntemi hasarlı cildi tahrip edip yeni cilt oluşumunu sağlamaktır.

Akneler (sivilceler) özellikle ergenlik çağı ile başlayarak tüm yaşlarda görülen bir cilt problemidir. Aknenin şiddetli olduğu durumlarda, tedavi edilmediğinde, ya da sıkılıp oynandığında iz bırakarak iyileşebilir. Bu izler yüzeyden kabarık ya da çöküktür. Ciltte pürüzlü rahatsız edici bir görünüm oluşturur. Fraksiyonel lazer sistemi sivilce (akne) izlerinin giderilmesi günümüzde kullanılan en yeni yöntemlerdendir. İzlerin derinlerine kadar inen mikro lazer atışları izdeki kötü iyileşmiş skar dokusunu nekroze eder yani eritir. Bu gözle görünmeyen mikroskobik bir erimedir. Etraftaki cilt bu alanı hızla yeni ve sağlıklı doku ile örter. Bu sayede her seansta izler yavaş yavaş azalır. Akne izi tedavisinde fraksiyonel lazer sistemi 6 seans uygulanmaktadır.
Seans aralıkları uygulama kişisel olarak ayarlanabilir ama ortalama 1 aydır.

 

Yüzdeki ince kırışıklıklar ve karakter çizgileri Yüz ve vücuttaki (göğüs bölgesi, el) pigmentli lekelerin tedavisi Güneş hasarına bağlı cilt bozuklukları Hiperkeratozlar (cilt kalınlaşmaları)

Cilt yüzeyindeki düzensizliklerin azaltılması Akne ve travma sonrası yara izlerinin azaltılması Yağlı deride yağın azaltılması ve temizleme

Yaşlanmayı önleyici bakım ve cilt tonusunun arttırılması

Gebelik sonrası oluşan cilt çatlaklarının giderilmesi Siyah noktaların giderilmesi Ameliyat sonrası izlerin giderilmesi

Melazmalar ve yaş lekeleri olarak adlandırılan deri pigmentasyonlarının tedavisi Seboreik keratozda kullanılabilir.  

Androjenik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi), her iki cinside etkileyen çok yaygın bir saç kaybı durumudur. 50 yaş üzeri erkeklerin %50 sini etkilemektedir. Bayanlar da da oldukça sık görülen bir durumdur.  İlerleyici olarak devam etmekte ve özellikle tepe bölgesi ile alın açılması şeklinde kendini göstermektedir. Saç dökülmesinde genetik faktörlerin ön planda olduğu bilinmektedir. Sömürülmeye çok açık olan saç dökülmesinin tam bir tedavisi yoktur. Gerçekten bilimsel yöntemler ile çoğunlukla dökülmenin durdurulabilmesi ve belli bir oranda da yeni kıl oluşumu sağlanabilmektedir. Saç dökülmesinin en etkili tedavi yöntemlerinden biri saç mezoterapisidir. Saç mezoterapisinde, kıl köklerine etkili ilaçlar çok ince iğneler ile sorunlu bölgelere çok sık aralıklarla verilmektedir. Verilen ilaçların cilt içinde yayılımı çok sınırlı olduğu için iğne giriş yerlerinin birbirine çok yakın olması yani sık bir şekilde uygulanması oldukça önemlidir. Saç mezoterapisi uygulamalarının özellikle düzenli yapılması çok önemlidir. Sonuçlar yavaş fakat düzenli bir şekilde olumluya gidiş şeklinde kendini göstermektedir. Uygulama sırasında ağrı duyulmasından ziyade çimdiklenme ve hafif yanma hissi oluşmakta, yanma hissi bir haftaya kadar devam edebilmektedir. Milyonlarca insanın mağdur olduğu saç dökülmesinin mucizevi bir tedavisi yoktur. Mezoterapi ile çeşitli vitamin karışımları, mineraller, minoksidil, prokain, organik silicea verilmesiyle saçların kaybının önüne geçilmektedir.

PRP kısaltma adı ile anılan “Platelet Rich Plasma”, kan hücrelerinden biri olan trombositlerce, zenginleştirilmiş plazmaya verilen isimdir. Temel olarak kan iki kısma ayrılır; sıvı kısmına plazma denir, hücreler kısmı ise alyuvarlar (eritrositler), akyuvarlar (lökositler), kan pulcukları (trombositler, plateletler) denen üç çeşit hücre grubundan oluşmaktadır. PRP ise kanın sıvı kısmı olan plazmanın elde edilirken, çeşitli işlemler uygulanarak içinde trombsitlerin yoğun olarak bulunmasının sağlanmasıdır. Trombositlerin görevi kan pıhtılaşmasını sağlamaktır. Kanın damar dışına çıkması sonucu aktive olan trombositler bir yönden çok karmaşık olan pıhtılaşma sürecini başlatırken diğer yönden yara iyileşmesini hızlandıracak büyüme faktörlerini ortama salgılarlar. Trombositler tarafından salgılanan bu aktif maddelerin olumlu etkileri tıpta uzun süredir kullanılmaktadır. İyileşmeyen kronik yaraların tedavisinde, eklem ve kas hasarlarında, diş tedavilerinde kullanılan PRP’nin, son yıllarda cilt yenilemesi amacıyla kozmetik alanlarda kullanılması ile oldukça iyi sonuçlar elde edildiği görülmüştür. PRP nasıl elde edilir? PRP uygulaması kişinin kendi kanıyla yapılmaktadır. Yaklaşık 8-10 ml alınan kan, özel filtrelerden geçirilerek santrifüje edilir. Kanın sıvı kısmı olan plazma içinde birkaç kat yoğunlaşması sağlanan trombositlerin uygulamaya hazır gelmesi sağlanır. Bu işlemler için geliştirilmiş kitler sayesinde PRP oldukça güvenli bir uygulama haline gelmiştir. Kişinin kendi kanının kullanılmasının yanında steriliteye de azami dikkat edildiğinde herhangi bir yan etki le karşılaşılmaz. 

Gerekli işlemler sonrası yaklaşık olarak 4-5 ml olarak elde edilen PRP uygulaması birkaç şekilde yapılabilir. En sık uygulama şekli hedeflenen bölgeye, mezoterapi uygulamasında olduğu gibi ince iğnelerle zerk edilmesi şeklindedir. Ayrıca dolgu uygulamalarındaki gibi yüksek hacim verilmesi şeklinde de yapılabilir. Bir diğer uygulama şekli ise PRP emdirilmiş maske ile tatbik edilmesidir. Kandan PRP elde edilmesi yaklaşık 30 dakika, uygulama işlemi de 30 dakika civarında sürmektedir. Cilt kalitesinin düzelmesi istenen her bölgeye uygulanması mümkün olmakla birlikte, en sık tercih edilen uygulama alanları yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri ve kollardır. Etkileri nelerdir? Birçok anti-aging amaçlı kozmetik uygulamanın (lazer, peeling gibi) altta yatan temel mekanizması ciltte kontrollü bir hasar yaratarak, cildin kendi tamir süreçlerini aktive etmesidir. Bu sırada doku tarafından salgılanan değişik faktörlerin etkisi ile düzelme sağlanır. PRP ile amaçlanan hem bu faktörlerin bir kısmını trombositler ile doğrudan cilde ulaşmasını sağlamak hem de dokunun tamir mekanizmalarının başlatmaktır. PRP anti-aging etki ile deri kalitesi ve görünümünde önemli düzelmeler sağladığı gibi, diğer kozmetik uygular ile kombine edilebilmektedir. Yüzeysel kırışıklıkların giderilmesi, ciltte gerginleşme ve parlaklık, cilt lekelerinin azalması yanında saç dökülmelerinde de çok etkili olduğu gösterilmiştir. Yeni kollajen üretimi ve cilt kanlanmasında artma sonucu cilt kalitesinin artması sağlanmaktadır. Uygulama sıklığı nasıldır? Etkinin tam görülebilmesi için 15 gün ara ile 3 veya 4 uygulama yapılması gerekmektedir. Her yıl yapılacak 3 uygulama ile tüm yılın kapsanması sağlanır. İlk uygulamadan sonra maksimum etkinin görülmesi birkaç haftayı alabilir.

Mezolifting ya da yüz mezoterapisi yüz, boyun ve el sırtı gibi dokulardaki yaşlanma etkilerini geri çevirmek için kullanılır. Genellikle 35-55 yaş arası hastalar bu yöntemden fayda görürler. Yöntemin uygulanmasında hücre metabolizmasında aktif rol alan vitamin, mineral, koenzimler ile insan bağ dokusunda önemli rolü olan ve yaşla azalan hyalüronik asit maddeler, protein sentezi için gerekli aminoasitler ve hücreyi yaşlanmadan koruyan antioksidanlar kullanılır. 

 

Vücudumuzun dış etkenlere en açık organı olan derimizin sağlıklı ve güzel görünmesi elinizdedir. Bugün sağlıklı, güzel, parlak bir cilde sahip olmak, yarın ise daha genç görünen bir cilde sahip olmak ancak eğitimli kişilerin düzenli olarak uyguladığı ve sizin evde yapacağınız bilinçli cilt bakımları ile mümkündür. Cilt Bakımı cildin doğal dengesini düzeltmek ve korumak amacıyla gelişmiş kozmetik ürünlerle yapılan bir işlemdir. Cildin uzun süre tazeliğinin ve sağlığının korunması iyi bir bakımla mümkündür. Cilt bakımının temel amacı bütün cilt tiplerine problemsiz, normal, sağlıklı bir görünüm kazandırmaktır. Cilt bakımının temeli uzman bir kişi tarafından yapılan doğru cilt analizi ile devamında kullanılan ürünlerin ve işlemlerin cildin özelliklerine uygun olmasıdır. Merkezimizde cilt bakımı Hijyenik şartlarda, cilt tipinize en uygun ürünlerle yapılan ve cildinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacak olan bir bakımdır. Standart cilt bakımı aşamaları Cildinize uygun ürünlerle cildin derinlemesine temizliği Cildin yüzeyinde biriken ölü hücre tabakasını temizlemek için uygulanan "peeling" Cildin yumuşaması, gözeneklerin açılması ve siyah noktaların kolay temizlenebilmesi için buhar uygulanması ve siyah noktaların temizlenmesi, Cildi canlandırıcı ve kan akımını arttırıcı masaj Yüksek frekans uygulaması ile cildin dezenfeksiyonu, kan dolaşımının arttırılması ve cildin sakinleştirilmesi Cildin ihtiyacına uygun bir nem maskesi veya arındırıcı bir maske Günlük bakım ürünlerinin cilde yedirilmesi aşamalarından oluşur.